Balıkesir’de siyasetin geldiği nokta maalesef artık “rekabet” değil, tam anlamıyla bir hizmet sabotajına dönüşmüş durumda. Karesi’nin ortasında, Sakarya Mahallesi’nde dar gelirli vatandaşın boğazından geçen iki lokma yemeğe, o insanların sığındığı Yakın Mutfak’a saldırmak; ancak acziyetin, korkunun ve derin bir halk düşmanlığının dışa vurumu olabilir.
Açık konuşalım: Bu saldırı münferit bir olay değildir. Bu, Ahmet Akın’ın sosyal belediyecilikle halkın gönlünde kurduğu tahtı yıkamayanların, sandıkta bükemedikleri bileği cam çerçeve indirerek kırmaya çalışanların kirli bir operasyonudur.
Soruyorum: Bu Kin Kimin İçin?
Emekli orada karnını doyuruyor diye mi çıldırdınız? Öğrenci üç kuruşa sıcak yemek buluyor diye mi uykularınız kaçtı? Yoksa Ahmet Akın’ın Balıkesir’in her köşesine yayılan o devasa “Sosyal Belediyecilik” rüzgarı, sizin yıllardır kurduğunuz rant düzeninin tozunu attı diye mi bu kadar öfkelisiniz?
Halkın sofrasına el uzatmak, bu şehirdeki en büyük korkaklıktır. Bir binaya saldırmak kolaydır; ama o binanın önünde sabahın köründe sıraya giren, o mutfaktan gelen bir tas çorbayla içi ısınan binlerce Balıkesirlinin duasını nasıl sileceksiniz?
Camları Kırarsınız Ama Bu Iradeyi Asla!
Şunu o dar zihniyetinize iyice kazıyın: Siz bir birimi taşlarsanız, Ahmet Akın on tanesini daha açar. Siz tabelaları indirmeye kalkarsanız, halk o tabelayı kendi kalbine asar. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bu hizmet atağı, sizin o karanlık hazımsızlığınızdan çok daha büyüktür.
Bu saldırı aslında bir itiraftır. “Biz halk için bir şey yapamadık, yapanın da önüne set çekelim” itirafıdır. Ama geçti o günler! Balıkesir halkı artık kimin kendisi için ter döktüğünü, kimin ise kendi sofrasına taş attığını çok iyi görüyor.
Son Söz: Halkın ekmeğiyle, aşıyla, huzuruyla oynamaya kalkanlar bilsin ki; o kırdığınız camların her bir parçası, sizin siyasi tükenmişliğinizin nişanesidir. Ahmet Akın çalışmaya, Balıkesir kazanmaya, siz ise hazımsızlığınızla boğulmaya devam edeceksiniz.
Hodri meydan!
